Adatepe Köyü’nde konumlanan İda Blue’ya ulaşım; İstanbul, Çanakkale ve Edremit’ten karayolu, feribot ve havayolu seçenekleriyle oldukça pratiktir.

İda Blue'nun Hikayesi

Adatepe’nin Ruhu ile Bütünleşen Bir Yolculuk

Kazdağları’nın eteklerinde, taş evleri ve zeytin ağaçlarıyla zamana meydan okuyan Adatepe Köyü’nde doğan İda Blue, sadece bir otel değil; bir yaşam felsefesinin, bir sevdanın ve bir hayalin vücut bulmuş halidir.

1980’li yıllarda büyük şehirlerden gelen bir grup aydın, Adatepe’nin büyüleyici atmosferine kapılarak köydeki taş evleri satın alıp restore etmeye başladı. Bu hareket, köyün yeniden canlanmasına ve kültürel mirasının korunmasına öncülük etti.

Bir Aile evinden büyüyen İda Blue Hikayesi

Bu hikayenin kalbinde yeni yerler keşfetmeyi seven bir çift var.

İstanbul’un hızlı temposundan fırsat buldukça Türkiye’nin ve dünyanın farklı köşelerini gezen aile, bir Ege seyahati sırasında Adatepe’yi keşfeder.

O zamanlar büyük ölçüde harabe halindeki taş evler, köyün derin sessizliği ve etkileyici doğası onları büyüler. Her fırsatta bu sakin köye dönen Civil çifti, en sonunda burada bir yuva kurmaya karar verirler.

Araştırmaları sırasında, köyde “İnka’nın Evi” olarak bilinen özel bir taş evin hikayesini duyarlar. 1980’lerde Adatepe’ye yerleşen Alman vatandaşı İnka Linz, köy halkının sevgisini kazanmış, doğasına ve ruhuna derinden bağlanmıştı. İnka’nın köyle kurduğu bu benzersiz bağı öğrendikçe, ailenin Adatepe’ye olan ilgileri daha da güçlenir. Onun yaşam felsefesinden ve bu topraklara bıraktığı izden ilham alarak, kendi hikayelerini burada devam ettirmeye karar verirler.

2015 yılında kapılarını açan İda Blue, huzur, zarafet ve sadeliği merkeze alan bir konaklama anlayışı sunar.

Aile Yuvasından Butik Otele

Zamanla Civil Ailesi, komşu taş evleri de satın alarak yan yana duran üç eve sahip olur. Özenle restore edilen bu yapılar, yalnızca ailenin kaçış noktası değil, aynı zamanda bu güzelliği başkalarıyla da paylaşma arzusunun bir yansımasıydı.
Bu tutku, 2015’te İda Blue’yu doğurdu. Otel, misafirlerini ağırlamaya başladığı andan itibaren, Kazdağları’nın kalbinde, huzurun, zarafetin ve “yavaş yaşam”ın adresi oldu.

2015 yılında kapılarını açan İda Blue, huzur, zarafet ve sadeliği merkeze alan bir konaklama anlayışı sunar.

Aile Yuvasından Butik Otele

Zamanla Civil Ailesi, komşu taş evleri de satın alarak yan yana duran üç eve sahip olur. Özenle restore edilen bu yapılar, yalnızca ailenin kaçış noktası değil, aynı zamanda bu güzelliği başkalarıyla da paylaşma arzusunun bir yansımasıydı.
Bu tutku, 2015’te İda Blue’yu doğurdu. Otel, misafirlerini ağırlamaya başladığı andan itibaren, Kazdağları’nın kalbinde, huzurun, zarafetin ve “yavaş yaşam”ın adresi oldu.

Bugün

Bugün İda Blue, aslına uygun şekilde restore edilmiş dört taş Rum evinden oluşuyor. Adını bahçesinde yetişen doğal bitkilerden alan 11 odası, konuklarına konfor ve huzuru bir arada sunuyor.

Her evde özel salonlar, avlularda ise sabah kahvelerine, akşam sohbetlerine ve yıldızlı gecelere eşlik eden huzurlu bir dinginlik sizi karşılıyor

Yavaş Yaşamın Kalbinde

İda Blue’da zaman yavaşlıyor, hayat sadeleşiyor ve ruhlar dinginlik buluyor.
Burada her şey, Adatepenin ruhunu yaşatmak ve bu kültürel mirası geleceğe taşımak için var. Her taş duvarda, her zeytin dalında ve her sofrada, bu topraklara duyulan tutku hissediliyor.

Zeytin ağaçlarıyla çevrili avlularında zamanın yavaşladığı İda Blue, misafirlerini Adatepe’nin ruhuyla buluşturur.
Zeytin ağaçlarıyla çevrili avlularında zamanın yavaşladığı İda Blue, misafirlerini Adatepe’nin ruhuyla buluşturur.

Bugün

Bugün İda Blue, aslına uygun şekilde restore edilmiş dört taş Rum evinden oluşuyor. Adını bahçesinde yetişen doğal bitkilerden alan 11 odası, konuklarına konfor ve huzuru bir arada sunuyor.

Her evde özel salonlar, avlularda ise sabah kahvelerine, akşam sohbetlerine ve yıldızlı gecelere eşlik eden huzurlu bir dinginlik sizi karşılıyor

Yavaş Yaşamın Kalbinde

İda Blue’da zaman yavaşlıyor, hayat sadeleşiyor ve ruhlar dinginlik buluyor.
Burada her şey, Adatepenin ruhunu yaşatmak ve bu kültürel mirası geleceğe taşımak için var. Her taş duvarda, her zeytin dalında ve her sofrada, bu topraklara duyulan tutku hissediliyor.

İda Blue, mitolojik İda’nın eteğinde, zeytin ağaçlarıyla çevrili Adatepe’de; doğa, tarih ve huzurun iç içe geçtiği zamansız bir konaklama deneyimi sunar.

Zeytinin gölgesinde, mitolojik İda’nın eteğinde

Adını Kazdağları’nın mitolojik ismi “İda”dan ve logosunu bereketin simgesi zeytin ağacından alan otelimiz, binlerce yıllık tarih ve doğanın buluşma noktasında misafirlerini benzersiz bir yolculuğa davet ediyor.

İda Blue, misafir memnuniyetini her şeyin üzerinde tutan felsefesiyle, Adatepe’nin büyüleyici atmosferinde unutulmaz anlar yaşatmak için tasarlandı.

Mitolojik öykülerle örülü, zeytin ağaçları ve çam ormanlarıyla çevrili bu topraklarda, doğanın dinginliği ile kültürün köklerini buluşturuyoruz.

Zeytinin köklerinden, mitolojinin derinliklerinden gelen bu hikayenin bir parçası olmaya davetlisiniz.

İda Blue, her detayı özenle düşünülmüş alanlarında; tabiatın güzelliğini, yerel lezzetleri, huzur, konfor ve ilhamı bir araya getiriyor. Dört mevsim boyunca doğayla baş başa olacağınız ve zamanın daha yavaş aktığını hissedeceğiniz ayrıcalıklı bir konaklama deneyimi sunuyor.