Blog
Kazdağları’nın köklü mitolojisinden Adatepe’nin taş mimarisine, endemik bitki şifalarından Kuzey Ege’nin rafine gastronomisine uzanan yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Yaz kalabalığı çekildiğinde Adatepe başka bir ritme kavuşur. Taş sokaklar sakinleşir, zeytinliklerde hasat yaklaşır ve köyün çevresindeki rotalar sonbaharın daha serin ışığıyla yeniden görünür olur. Adatepe’yi yalnızca gezilecek yerler listesiyle değil, köyün mimarisi, üretim kültürü ve çevresindeki doğayla birlikte keşfeden bir sonbahar rehberi.
Çanakkale’nin sokaklarından Troya Müzesi’ne, eski palamut depolarından Assos ve Küçükkuyu’ya uzanan bir sanat rotası… 10. Çanakkale Bienali, “Metcezir / Ebb & Flow” başlığı altında su, toprak, hafıza ve dönüşüm kavramlarını 60’tan fazla sanatçının gözünden yeniden düşünmeye davet ediyor.
Bir sanat eseri duvara asılmak yerine toprağın, taşın, suyun ve rüzgârın içinde var olabilir mi? Land Art, yani arazi sanatı, bu soruyu galeri duvarlarının dışına taşıdı. Doğanın yalnızca fon değil, malzeme ve zamanın da işin parçası olduğu bu yaklaşımın izini sürüyoruz.
Kuzey Ege’de sonbahar, zeytinliklerde başka bir takvimle ilerler. Meyve henüz yeşilden mora dönmeden başlayan erken hasat, hızla sıkıma taşınan zeytinler ve taze yağın keskin kokusu, bölgenin yüzyıllardır süren zeytinyağı kültürünün en canlı dönemlerinden birini oluşturur.
Sonbahar ekinoksu yaklaşırken kokular da mevsim değiştirir. Yazın parlak ve çiçeksi notaları yerini sedir, paçuli, vetiver ve reçinemsi aromaların daha koyu dünyasına bırakır. Adatepe’den ilhamla, sonbaharın topraksı koku paletine ve uçucu yağların mevsimle kurduğu ilişkiye yakından bakıyoruz.
Yazın son sıcak günleri geride kalırken Kuzey Ege’de bağlar başka bir ritme girer. Üzümler olgunluğa ulaşır, hasat başlar ve bağbozumu yalnızca tarımsal bir iş olmaktan çıkarak mevsimin değişimini görünür kılan ortak bir zamana dönüşür. Sonbaharın ilk günlerinde, doğanın bırakma ve yeniden başlama haline yakından bakıyoruz.